29/9/2008 · Kategori: askk mektuplari
Hangi küfür eksik kalır dilimden, sana dokunan haine..Seni benden çalan ömür hırsızına... Hayatımın en büyük vurgunudur yokluğun...
Sana dair ne varsa köküne çakılmış, sinsice atılmış bir kıvılcımdır 2mm. lik bir demir...Buz gibiliğinin inadına çıkarıyor içlerde bu tüketen yangınları...Tüketmeden sönmeyen bu alevleri...
Kendi gibi soğukluğa sürüklüyor, yaka-paça tüm içini sevgiyle ısıtanların yüreklerini...Oradan çaldığı alevi satıyor sevdiklerinin içine...ve sevgin ısıtmıyor artık, kül ediyor zihnimi yüreğimi darmadağın...
Sana bişey olursa eğer...
Hangisidir sen olmadan da kurulabilen hikaye...Dilbilgisi dilimin eksikliğini giderebilir mi?..
Kurduğum hangi cümledir öksüzlüğü sızlatmasın tüm kelimelerinin vurgularını...
Nereye kaçışır durur bu umudun habercisi kelimeler, gülüşen kelimeler nerde kaybolmuştur...Hangi dağın ardında vurulmuştur beklediğim sevinçler...
Sana bişey olursa eğer...
Hangi cinnettir, gelipte aklımı kaçırmayan...Kaçırıpta kaybetmeyen...Savurup benliğimi ordan oraya, kıymetsizce dağıtan...Sonrada değmemiş gibi eli bu parçalığa, sessizce uzaklaşan...
Sana bişey olursa eğer..
Hangi rüzgarda durabilirim ayakta dimdik..
Düşürmez mi bir bahar esintisi bile beni yerlere...Sürgün etmez mi beni olmadığın yerlere...Karıştırmaz mı toprak yanımı arzın toprağına...
Üstümü başımı bulamaz mı sensizliğe, topraktan daha beter...
Sana bişey olursa eğer..
Hangi semtidir ikame edebileceğim bu kentin...İçinde sen olmadan, hayalin olmadan gülebileceğim yeri neresidir...Huzuru saklayan köşesi neresindedir hiç belli etmeden bana...
Yedi tepesinin hanginden baksam gösterir seni bana sınırsız...
Hangi yolu çıkar sana, labirentlerinde dolanmadan, hüznü depolayan arka sokaklarına sapmadan...
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
29/9/2008 · Kategori: askk mektuplari
Bir deniz kıyısındayım hafif puslu hava ve bulutlar ağlıyor inceden.
Deniz mutlu kendinden bir zamanlar kopmuş olan yağmur damlaları ile yeniden buluştuğu için.
Bulutlar ise üzülüyor kendinden kopan kaybettiği her damla için.
Ne gariptirki hayatın kuralı bu.
Biri kaybeder üzülür biri bulur sevinir mutlu olur.
Evet kural budur ama hayat beni her daim muaf tuttu bu kuraldan.
Ben ne buldum nede kaybettim ikisinin arasında çırpınıp durdum sadece.
Ne tam kaybettim seni nede tam buldum.
Hep eksik kaldı sol yanım.
Tam kaybettim derken buldum seni ama sevinemedim kaybedecektim çünkü, yine üzülecektim.
Öylede oldu buldum derken yine kaybettim seni.
Bugünlerde yine kaybedişleri oynuyorum.
Hep bendesin ama bulamıyorum seni. Yoksun yanımda üşüyor ellerim yalnızlık titretiyor içimi.
Yalnızım diyorum üşüyorum.
Deniz vuruyor dalgalarını kayalara yalnız değilsin ben buradayım diyor ama yetmiyor.
Benim için yalnızlık kimsemin olmayışı değil senin olmayışın bunu; ne sen ne deniz nede bir başkası bilmiyor anlayamıyor.
Üşüyor ellerim çaresiz sokuyorum ceplerime, cebimde kalan son umut kırıntılarını buluyorum.
Çıkarıp bakıyorum deniz seviniyor işte umutların varmış senin diyor ellerimde kalmış üç beş umut kırıntısını kast ederek.
Acı bir gülümseme dudaklarımda yeter mi diyorum yarınlara, yaşamaya yeter mi? Deniz cevap veremiyor.
“Yetmez” diyorum “yetmez”.
Elimdeki son umut kırıntılarını da denize atıyorum “yalnızım” diyorum deniz bu sefer anlıyor yalnızlığımın sensizlik demek olduğunu susuyor. Ben de susuyorum bulutlar ağlıyor ben de ağlıyorum.
Sensizlik esiyor üşüyorum…
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
29/9/2008 · Kategori: askk mektuplari
Bugün seni anmak istedi canım…
O sitem dolu şarkıları dinlemek istedim…
Seninle hiç bir alakam olmadığını bile bile seni özlemek istedim…
Belkide aylarca gözümden akmak bilmeyen yaşlar aksın istedim…
Dedim ya bugün yine sev istedim…
Seni sevmediğimi bile bile…
Yeni bir başlangıç yaptığımı unutarak,
Yada senin beni hiçbir zaman adam gibi sevmeyeceğini bile bile,
Yine ve yine ‘’sev’’ istedim..
Ama sen ;
Gamsızdın...
Vurdumduymazdın..
Ve aşk denen o güzel duygudan haberdar bile değildin..
Söylesene neden ben seni bu kadar çok sevmiştim bir zamanlar..??
Söylesene neden böyleydin sen !!
Söylesene neden kıydın sana ve bana…..
Yada ilk önce neden "biz" olamadık onu söyle..???
Herkezden çok hak etmiyormuydum bunu ben..
Off bir zamanlar deli gibi sevdiğim insan offf..
Sen neden içimde bitirmek için uğraştın bu büyük sevgiyi…..
Şimdi kalk alkışla kendini……
Sonunda bitirdin…..
Git eğlen…..
Sonra çık karşıma bir kez de olsa……
Bak suratıma yine…..
Ama bu kez çekip git dünyamdan……
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
10/9/2008 · Kategori: askk mektuplari
Seni ezberlemeye calisiyorum. Kendini bana birak, senden alabilecegim hicbir sey yok, hele senin haberin olmadan asla. Gözlerine dokunmak için ne kadar uzun zamandir bekliyorum biliyor musun? Ya saclarini koklamak için.
Yasemin gibi kokuyorlar... Belki de daha güzel. "Böyle kokmayi nasil basariyorsun?" derdim hep,Sende bana, "Sen koklamayi biliyorsun derdin"
Siyah saçlarin, yesil çayirlarlari animsatan göz bebeklerinle bulusunca, ne kadar romantik duruyorlar..Öyle ezberlemek istiyorum ki seni, unutmak denen sey bile hasetlensin.
Kirpiklerine baktikça rimel olup bulasmak geliyor içimden. Bir firça kadar bile sansli bulmuyorum kendimi. Yada bir çorap kadar, bir rujolmak bile düsmüyor payima.
Dudaklarina yaslanmak ne güzel olurdu. Ne güzel olurdu onlara pervasizca dokunmak...
Seni ezberlemek istiyorum. Ellerinde kimsede olmayan bir hüzün var, yüzünde yasayan her duygu ellerine de bulasmis sanki, incinmekten hiç korkmazdin sen.. Ojelerin silinmis, yarin onlari yeniden sürecegim. Kir çiçeklerini çok seversin, sana tazelerini toplamaliyim...
Daha çok sey var söylemek istedigim, ama dilime mühür vurdum sen konus diyinceye kadar.
Sadece yüregimle konusuyorum. Sadece yüregimle... Bilmem ki kitap okumami ister misin? En sevdigin sey,
boleroyu dinlerken kitap okumakti... Küpelerini çikarmislar, aradim ama komedin de degiller, yüzügünde yok,
yer yarildi içine girdi sanki. Oysa ne kadar sevinmistin sana evlenme teklif ettigim o aksam, hiç çikarmayacagina da söz vermistin. Sana sitem etmiyorum. Birak hiç degilse kendimle konusayim. Sen beni yokmus farz et.
Ne tuhaf, o kadar güzel görünüyorsun ki, sanki baska bir yerdeymisiz hissine kapiliyorum. Beni azarlamak için neler vermezdin simdi...
Keske azarlasan. Gözlerini çevire çevire bakip "Gene mi alisverisi eksik yaptin" demeni ne kadar sevdigimi bilmiyorsun.
Yada ne zaman futbol seyretsem, yüzünde beliren kiskanç ifadeye ne kadar hayran oldugumu. Sana ait bir esya gibi yanindan hiç ayrilmasam ne kadar sevinirdin kim bilir. Çok tatlisin, çok... is çikisi yine gelecegim.
Daha ne kadar idare ederler ki...Neyse sen bos ver bunlari. Keske hiçbir sorumlulugum olmasaydi, her saniyeyi seninle geçirmek çok keyifli olurdu.
Ama isteyken hep seni hayal edecegim bunu bil. Tatli tatli sarki söyleyisini, yaramaz çocuklar gibi gizlice çaldigin isliklari, kizdiginda söyledigim muzir sözleri... Ayaklarin daha sicak simdi.Yastigini da düzelttik mi tamam...
Burnundan öpmek istiyorum seni, ne kadar zarif bir durusu var, hiç bu kadar düzgün oldugunu fark etmemistim. Garip, su son birkaç aydir, seninle ilgili neler kaçirdigimi daha iyi anliyorum. Hemsire gelmek üzeredir canimin içi, birazdan annemlerde gelecek, beni merak etme, ben seninim, hep senindim zaten. Sesimi duydugunu düsünüyorum. Gözlerin kapali olsa da gördügünü...Ellerin ezberlediklerini animsiyor olmali...
Karanliktan korkmana gerek yok. Isik hep yanik kalacak.
Doktorlar bu gün olmasa da, bir gün komadan çikabilecegini söylüyor.
Onlar seni tanimiyorlar ki, ne kadar inatçi oldugunu, birbirimizi ne
kadar sevdigimizi, bir ay sonra kutlayacagimiz evlilik yildönümünü bilmiyorlar.
Onlara da hak vermeliyiz!
Burnundan öpüldün, dudaklarina degmeye kiyamadim yine...
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::